Hamile anne adaylarının hamilelik döneminde bebeklerinin ve kendilerinin sağlığı için dikkat etmesi gereken bazı hastalıklar vardır.

Hamile olan anne adayları gebelik süresi boyunca kendilerini steril bir fanus içine koyup 9 ay boyunca hasta olmadan orada durmak isterler. Ancak atalarımızın söylediği "sakınan göz çöp batar" sözü hemen aklımıza gelir. Anne adaylarının şu gerçeği kesinlikle bilmesinde fayda vardır. Geçirilen her hastalık bebeğe zarar vermez ya da aşı gerektirmez.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt gebelik döneminde geçirilebilecek hastalıklar hakkında bizlere açıklayıcı bilgiler veriyor.

Kızamıkçık Hastalığı

Hamileliğin erken dönemlerinde özellikle ilk 3 ayı geçirilen kızamıkçık hastalığı fetal ölüm, düşük ve doğum anormalliklerine sebep olabilir. Hamile kalmayı planlayan bayanların kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklığının olup olmadığını test ettirmesi son derece önemlidir.

Hepatit B Hastalığı

Kan veya cinsel ilişki yoluyla geçen bu hastalık, ciddi ve ölümcül bir hastalık değildir. Bilinen ve özellikli bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Daha önce Hepatit B geçirmemiş hamile bayanların aşılanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Hepatit B hastalığını taşıyıcı özelliği olan hamile bayanlar bebeklerine bu mikrobu genellikle doğum sırasında genital sekresyonlar ve kan ile bulaştırırlar. Nadir bir ihtimalde olsa anne karnında iken plasentadan geçerek ya da emzirme döneminde bulaşır. Hepatit B'yi taşıyıcı olan anneden dünyaya gelen bebeklere zaman kaybetmeden aşısı ile beraber serum (hepatitB immünglobülin) verilir.

Toxoplasmozis Hastalığı

Toxoplasma adındaki bir parazitin yapmış olduğu ciddi bir hastalıktır. Bu hastalığın en belirgin özellikleri lenf bezlerinde meydana gelen büyüme ve hafif ateştir. Eğer bu hastalığın hamilelik döneminde geçirilmesi halinde parazit fetusa geçerse, yeni dünyaya gelen bebekte körlük, mental retardasyon ve epilepsi gibi kötü sonuçlara neden olabilir. Toxoplasmozis hastalığı kişiye, az pişmiş ya da pişmemiş et ve iyi yıkanmamış meyve - sebze vasıtasıyla bulaşır.

Suçiçeği

Suçiçeği bulaşıcı özelliği oldukça fazla olan bir hastalıktır. 1995'li yıllarda aşısının bulunması ve piyasaya çıkmasından sonra görülme sıklığı gözle görülür oranda azalmıştır. Hamile anne adayının hastalığı doğumdan 1 hafta öncesinden 2 gün sonrasına kadar olan dönemde görülmeye başlamışsa bebeğe geçen enfeksiyon oldukça ağır bir şekilde seyreder. Bu dönemlerde geçirilen suçiçeği hastalığında bebeğin kaybedilme riski yüksektir. Bu oran %30 civarındadır. Hamileliğin ilk 5. ayında başlaması halinde ise bebekte anomalilere sebep olma ihitmali yüksektir. Daha önceleri su çiçeği hastalığı geçirmemiş ve hamile kalmayı planlayan kadınların test yaptırarak bağışıklığının olmadıklarını anladıkları zaman aşı yaptırmaları gerekir.

Vajinal Mantar

Hamilelik döneminde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bilhassa antibiotik ve diabet kullanımı sonrasında görülme sıklığı artar. Bazı hastalarda hissedilir şikayetler vermeyebileceği gibi kimisinde akıntı ve kaşıntı oluşturabilir. Hamilelik üzerinde ciddi bir etkisinin bulunmadığı kabul görür. Ciddi şikayet halinde doktor tavsiyesiyle, tedavi olarak vajinal kremler ve tabletler kullanılır.

Bakteriyal Vajinozis

Vajinal flora bozuklukları baskın özellikte olan bakterilerin değişmesi sonucu ortaya çıkar. Kadınlar bu problemde kokmuş balık benzeri bir kokudan ve anormal bir akıntıdan şikayet ederler. Bu koku ilişki sonrasında daha belirgindir. Belirti gösteren tüm hamileler tedavi edilmesi gerekir. Çünkü tedavi edilmezse suların erken gelmesi ve doğal olarak erken doğum, gebelik kesesi ve plasentanın iltihaplanması gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.