Hamilelik döneminde tüketilen alkolün, anne karnında gelişimini sürdüren bebek üzerinde birçok olumsuz etkiler yarattığını ispatlayan araştırmalar vardır.

Son yıllarda yapılan araştırmalar neticesinde, gebeliğin ilk dönemlerinde tüketilen alkolün yalnızca bebeğe zarar vermediği bunun yanı sıra plasentada erken aşınmaya sebep olduğu da ortaya çıkmıştır. Araştırmacıların yapmış olduğu laboratuvar testlerinde, gebeliğin ilk evrelerinde içilen yüksek miktarlı alkolün, plasentadaki hücre büyümesine ket vurduğu saptanmıştır. Fakat bu dönemde alınan düşük miktarlı alkol sonucunda benzer bir etkiye rastlanmamıştır.

Uzmanların yapmış olduğu çalışma sonucunda, kabul gören alkol miktarı ortalama günlük 2 kadeh olarak belirlenirken, fazla alkol alımı olarak belirlenen durumsa günlük 5 kadeh ve sonrası oldu.

İngiltere'de bulunan Manchester Üniversitesi'ne bağlı Tommys Maternal and Fetal Health Research Center'da yapılan araştırma neticesinde aşırı alkol, plasentanın sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlayan taurin ismindeki vücuttaki nörolojik iletişim mekanizmasını ve nörolojik fonksiyonları kuvvetlendiren ve düzenleyen amino asidin oluşmasını engeller. Taurin amino asiti eksikliği, bebeğin doğumuna engel olmasa bile ileri ki yaşlarda bebeğin fiziksel ve davranışsal çeşitli problemlere sebep olabilmektedir.

Araştırmanın uygulayıcılarından Prof. John Aplin, "Hamileliğin başlarında alınan aşırı miktarda alkol geri dönüşü olmayan ciddi hasarlara yol açabiliyor" ifadesinde bulundu.

Ayrıca anne adayının hamile olduğunu öğrendikten sonra alkolü kesmesi bile ciddi problemlerin oluşmaması için yeterli olmayabilir. Annemizin hamile olduğunu öğrenmeden önce almış olduğu aşırı alkollerde bebek üzerinde olumsuz negatif etkiler yaratmaktadır. Bu yüzden, bebek sahibi olmak isteyen anne adaylarının denemelere başladan önce alkol tüketimini olabildiğince azaltmasında ve hatta hiç tüketmemesinde büyük yarar vardır.