Beyin dokusu diğer organların dokularına nazaran daha hassas ve onarımı güç bir dokudur.

Bu yüzden yerleşmiş olan zeka geriliklerinde iyileşme olanakları çok sınırlıdır. Özmaya da olan bozukluklar ve iç salgı bezlerinin yeterli çalışmaması durumu anlaşıldığında erken önlem alınabilirse zekanın gerilemesi önlenebilmektedir. Ancak üzücü bir durumdur ki bu şekilde anlaşılıp önlem alınanlar parmakla sayılacak kadar azdırlar.

Örneğin; Kalkan bezinin yetersiz çalışması durumu ilk yaşlarda anlaşılırsa düzelme olanağı vardır. Kan uyuşmazlığında çocuk doğar doğmaz kan değiştirme yolu ile beyin gözeneklerinin yıkılması önlenebilir. Buna benzer belirli durumlar dışında zeka geriliklerini önlemenin etkili bir yöntemi mevcut değildir. Bu alanda yapılmakta olan yoğun araştırmalara karşın yüz güldürücü veya umut verici yollar bulunamamıştır. Kimi zaman pazarlara sürülen tedavi ettiği söylenen ilaçlar hiç bir etki göstermemekte sadece avutmaktadırlar.

Kimi doktorlar anne-babaları istemeden yanıltırlar. Hiç bir bilimsel temeli olmayan şeyler önerir ya da etkisiz olan ilaçlar ile ailenin bir süreliğine boş ümitlere kapılmasına sebep olurlar. Bazı doktorlarda bilerek veya bilmeyerek çocuğun zeka geriliğini olduğundan önemsiz derece olduğunu söyleyebilir. İlerde konuşabileceğini yaşıtları ile aynı seviyeye ulaşabileceği umudunu verir. Kimi doktorlarda çocuğun geleceği konusunda çok karamsar konuşma yapabilirler. Böyle durumlarla karşı karşıya kalan aileler doktor doktor gezerken ümit etmek ile ümitsizlik arasında gidip gelirler. Umut etmekten vazgeçemediklerinden dolayı birazda umut veren doktorları tercih ederler. Bütün maddi birikimlerini aşı yoluyla tedavi etme gibi sonuç vermeyen yöntemlere yöneltirler. Bunun sonucunda varlıkları ile yoklukları ile çocuklarının iyileşmesi için uğraşan aileler yalan doktorlara ve dolandırıcılara av olurlar.

Zeka geriliği sorunu yaşayan çocuklara şuan yapılabilecek en etkili yardım özel eğitim kurumları ile sağlanabilmektedir. Zeka geriliği olan çocukların eğitimi, yavaş ilerleyen, ailenin ve öğretmenin özverisini gerektiren bir iştir. Özel eğitimden mucize beklemek de anne babaların istediklerini alamadıklarında düş kırıklıklarına uğramasına sebeptir. Kimi anne babalar çocuklarının zekasında büyük bir sıçrama olacağı umudu ile yaşarlar. Çocuğun açıklarını kapatıp yaşıtlarına er-geç yetişebileceğini düşünürler. Kesin teşhis (tanı) konulmuş bir zeka geriliğinde ailelerin bu beklentileri hiç gerçekleşmez. Bununla beraber zeka geriliği olan çocukların da kendi hızları ile, sürekli gelişmekte oldukları unutulmamalıdır.

Bir çok yönden incelenerek çocuğun yetenekleri gerçekçi olarak değerlendirilmelidir.

Her geçen gün özel eğitim öğretmenleri artış göstermektedir. Ancak halen her kesime yetecek kadar özel eğitim öğretmeni bulunmamaktadır. Okumayı dahi sökemeyecek ölçüde zeka geriliği sorunu olan çocukların bile batı ülkelerinde yetiştirilip, karmaşık olmayan işlerde çalışma imkanı sağlandığı bilinmektedir. Ancak bu bireylerin sınırlı beceriler kazanabildikleri ve sürekli denetim altında tutulması gerektiğini bildirmek gerekir.