Çocukluk döneminde cinsel gelişim süreci nasıldır ve çocuklara cinsel eğitim nasıl verilmelidir.

Geleneksel özellikler taşımakta olan bir Türk ailesinin evinde genel olarak cinsel konular konuşulmaz. Gelenekler ve töreler, cinsel yaşamı ayıplayıp yasaklarla çevirmiştir. Cinsel eğilim ve davranışlar sanki hiç varolmamış gibi sayılır. Cinsel konularla ilgili sorunlar sadece yakın arkadaşlar arasında konuşulur ve çözüm aranır. Böyle bir ortamda çocukların soruları duymazdan gelinir. Sen daha küçüksün, büyüyünce anlarsın vb. gibi geçiştirme cümleleri kurulur.

Ünlü bir ruh hekiminin araştırmaları ve gözlemleri sonucu cinsel ilgilerin çok küçük yaşlarda başladığı ortaya çıktı. Bu araştırma cinsel duygu ve eğilimlerin kişilik gelişimi açısından düşündüğümüzden de etkin ve önemli olduğunu gösterdi.

Genellikle üç yaşında ki çocuklar, soru ve davranışlarıyla cinsel konulara olan ilgilerini belli ederler. İki veya üç yaşlarında olan bir erkek çocuğu evin içerisinde çıplak veya donsuz dolaşır. Evin diğer fertlerinden utanmadan pipisi eline alır, inceler ve oynar. Çocuğa cinsel konuda ilk karışma bu sırada başlar. Anne çocuğa 'ayıp, ayıp' diyerek ortamdan uzaklaştırır ve hemen üzerini giydirir. Vücudumuzu örtüp gizlememiz gerektiğini söyler. Kimi ailelerde çocuğun bu davranışına gösterilen tepki o kadar serttir ki çocuk karşılaştığı bu duruma anlam veremez.

Üç yaşlarına geldiğinde çocuklar kız erkek ayrılığını sezip incelemeye koyulurlar. Oynadıkları oyunlar arasında doktorculuk ve evcilik bu merakı giderebilmeleri açısından en iyi oyunlardır. Kız çocuklar erkek kardeşlerin yıkanırken izlerler ve kendisi ile kıyaslama yaparlar. Kardeşinin ayakta tuvaletini yaptığını görüp kendiside denemeye kalkarlar. Genelde kız çocukları bu dönemlerde eksik doğdukları kanısına varırlar. Annelerine büyüdüklerinde kendilerinin pipisinin olup olmayacağını sorarlar. Diğer yandan da erkek çocukları kızlarda neden kendileri gibi olmadığı düşünmeye başlar. Sünnet ile ilgili korkularını buna bağlarlar kızların sünnet olup pipilerinin tamamen kesildiğini düşünüp anne babaya sorular yöneltmeye başlarlar.

Bir kız çocuğunun açıklaması şöyledir. 'Ben önce erkek olarak doğdum, sonra sünnet oldum ve yarası iyileşmediği için böyle açık kaldı ve şimdi kızım.' Bu açıklama kızda olsa erkekte olsa çocukların ne kadar meraklı olduklarını açıklarken gözlemlerini çarpıtarak ne kadar yanlış sonuçlara vardıklarının da en büyük kanıtıdır.

Böyle bir durumla karşı karşıya kalan annenin yaptığı en büyük yanlışlık da çocuğu ayıplayıp susturmaktır. Böyle bir tepki vermek yerine 'Kızım sen kız olarak doğdun ve kız olarak hiçbir eksikliğin yok. Erkek kardeşinde erkek olarak doğdu ve onunda hiçbir eksikliği ya da fazlalığı yok.' demek en iyi açıklamadır. Annesinin soğukkanlı, açık ve sade açıklaması çocuğun merakını gidermeye yetecektir.