Dayağa başvurmayan veya çok az başvuran anne, babanın dövme girişimlerinde bulunmak yerine koşullarına göre esnek yöntemler bulmalıdır.
Suç işlenmeden önce tedbir alın

İlk olarak dikkat edilecek kural çocuğun davranışları çığrından çıkmadan yani suç işlenmeden tedbir alabilmektir. Bu uyarı kesin bir ses tonu ile kararlılık belirtilerek yapılmalıdır. Çocuğa karşı soğukkanlı ve kararlı davrandığınızda çocuk ciddiyetinizin farkına varır ve daha çabuk sonuç almaya başlarsınız. Aslında çocuklar; neyin doğru, neyin yanlış, neyin yapılıp, neyin yapılmayacağını çok iyi bilirler. Çocuk suç işledikten sonra bunu saatlerce uzatıp çocuğa nutuk çekmenin hiç bir faydası olmaz.

Sevdiği birşeyden yoksun bırakın

İkinci etki davranış ve iyi sonuçlar alınabilen yöntem çocuğun işlemiş olduğu suç karşısında sevdiği birşeyden (oyuncağından, giysilerinden, yastığından vb.) yoksun bırakmaktır. Bu yöntem eşyalarıyla uygulanabildiği gibi sokağa çıkma yasağı, televizyon izlememe yasağı, bilgisayarda zaman geçirebilme yasağı uygulanarakta olabilir. Odasında durması ile de ceza verebilirsiniz ancak bu kesinlikle kilitlemek ya da karanlıkta bırakmak olarak anlaşılmamalıdır. Çocuğunuzun serbest yaşamasına izin vermelisiniz en ufak şımarıklığı ya da kardeşleriyle olan itişmeleri bu denli kısıtlamalar yapmanızı gerektirmez. Diğer bir tabirle verilen ceza hem suçtan ağır olmamalı hem de uygulanılabilir ve gerçekçi olmalıdır. Örneğin; yemeğini bitirmemesi, yemekten önce ellerini yıkamaması, evinde içinde koşması, kapıları kapatmaması vs ceza uygulaması gerektiren sebepler değildir.

Çocuklar için gerçekten büyük öneme sahip durumları ceza aracı gibi kullanarak en ufak bir hatasında önemsediği şeylerden mahrum bırakmak çok büyük yanlıştır. Örneğin; uzun zamandır hayalini kurduğu doğum günü kutlamasını en ufak bir hatası yüzünden kaybeden çocuğun üzüntüsünü bir düşünün. Bu hiç de adil bir davranış değildir.

Yaptığı yanlışı düzelttirin

Üçüncü ceza yöntemi, çocuğa yaptığı yanlışı düzelttirebilmektir. Farkında olarak kırdığı arkadaşına ait bir oyuncağı kendi harçlıklarını biriktirerek alıp telafi etmeyi öğrenmelidir. Böyle bir yanlış yaptığında döverseniz acısı geçtiğinde unutur ama harçlıklarını ödeyip aldığında onu ömür boyu unutmaz. Böylece kardeşinin veya çevresindekilere ait eşyalara bilerek zarar verdiğinde sonucuna katlanması gerektiğini öğrenir.

Anne yada baba tarafından verilen ceza kesinlikle uygulanıp sonuç elde edilmelidir.İlk kez işlediği bir suçun ardından özür dilerim anne bu seferlik beni affet diye yalvarışlar bir defaya mahsus göz ardı edilebilir. Ama tövbe ettirmek, çeşitli sözler almak çokta etkili bir yöntem değildir. Hele ki küçük çocuklar için bu yöntem pek de etkili değildir.

Çocuğunuzdan dediğinizi anında yerine getirmesini ve söylediğinize boyun eğmesini beklemeniz yanlış bir düşüncedir. Örneğin: dışarda oynamakta olan bir çocuk gel denildiği an değilde 5-10 dakika geç gelebilir bu hemen ceza gerektirmez. 5-10 dakikalık süre çocuğa tanınabilmelidir. Çünkü çocukların söylendiği gibi oyunu terkedip gitmeleri beklenemez. Buna benzer olarak oyuncaklarını dağıtmış oynamakta olan çocuğa 'hemen topla bunları' demek yerine biraz süre tanınarak mesela 'yemek saatine kadar toplamanı istiyorum' yaklaşımı daha iyi sonuç verecektir.

Ceza verilmeden önce çocuğun dinlenmesi yersiz veya aşırı cezalandırma olasılığını azaltır. Bu esnada anne babada düşünme süresi kazanmış olur kızgınlıkla hareket etmezler. Çocuk kendini savunmanın verdiği güven ve rahatlıkla verilen cezayı daha çabuk kabullenir.

Davranışlarından dolayı cezalandırın

Üstünde durulması gereken bir diğer kural da çocuğun duygu, düşünce ve isteklerinden dolayı değilde davranışlarından dolayı cezalandırılıyor olmasıdır. Çocuk içtenlikle açıkladığı duygularından dolayı cezalandırılmamalıdır. Ebeveynler annelik yada babalık duygularını kullanarak çocuğa duygu sömürüsünde bulunmamalıdırlar. Çocuğa kızmanın onu sevmemek olmadığını aktarabilmeniz gerekir.

Duygularını dışarı aktarmakta güçlük çeken çocuklar yada içinde tutması gerektiğini düşünenlerin davranışlarında çeşitli bozukluklar gözlenebilir.

Kızmak, öfkelenmek nasıl anne-babanın hakkı ise çocuğunda hakkıdır. Çocukta hoşnut olmadıklarını söylemekte özgürdür. Büyüklere tanınan konuşma özgürlüğü küçük diye çocukların elinden alınmamalıdır. İzleyeceğiniz yol gücünüze güvenerek çocuğunu susturmak veya duygularını bastırmak kesinlikle olmamalıdır. Öfkesinin önüne nasıl geçebileceğini, duygularını nasıl açığa vuracağını çocuk bizden öğrenecektir. Öfke sırasında gözü dönmüş bir baba eşine şiddet uyguluyorsa çocuklarına kesinlikle ılımlı ve ölçülü davranmayı öğretemez. Konuşup sorunlara çözüm bulabilme alışkanlığını veremez. Çocuk duygularını açığa vurmak istediğinde ona ne sebeple olursa olsun aşağılayıcı tavırlarda bulunmayınız.