Kimi çocuklar vardır bakıldığında saldırgan gibi gözükmez, baş kaldırmaz ama söz de dinlemez.

Anne ve babasının söylediklerini ya duymuyormuş gibi davranır ya da bir kaç kez tekrarlanmadan veya bağırılmadan duymaz. Söylenileni duyduktan sonra da ya banane der ya da tamam demesine rağmen halen bildiğini okumaya devam eder.

İnatçı çocuklar saldırganlıklarını pasif direniş şeklinde ortaya çıkaran çocuklardır. Her söylenileni ağırdan alırlar. Çantasını hazırlamazlar, ağır giyinirler, okula geç giderler, servislerine veya derslerine yetişemezler az öncede belirttiğimiz gibi ağır hareket ederler. Çalışmam demezler ancak masaya geçip hiçbirşey yapmadan saatlerce otururlar. Birşey söylendiğinde boş boş anlamsız bakışlar sergilerler. Bu davranışları anne ve babalarını çileden çıkarır. Bu durumda aileler nasıl bir yol izleyeceklerini bilemezler. Dayak ve cezaya başvururlar. Ama bu tutumları çocukta hiç bir değişiklik ortaya çıkarmaz. Bu şekilde inatçı olan çocuklar kardeşlerini veya arkadaşlarını hırpalayıp dövmezler ama sinsice kızdırırlar. Okul yaşamlarında da öğrenmeye karşı sebepsiz bir isteksizlik vardır. Yeteneği olmasına rağmen kullanmamak için adeta direnç gösterir. Ama notları da genelde çok düşük değildir.

İnatçı çocuklar da genellikle tutum çoğunlukla gergin olan anne ve çocuk ilişkisinin sonucunda ortaya çıkar ve başlangıcı daha özerklik dönemine kadar da uzanabilir. Bir anne çocuğa tuvalet eğitimi verirken ya da yeme alışkanlığı kazandırırken aşırı katı veya ısrarcı davranıyorsa çocuk pasif bir direnişe başlar. Yemek yerken nazlanır, oturağına oturduğunda ise tuvaletini yapmakta direnir kendini sıkar olmasına rağmen yapmaz. Anne ve çocuk arasında bu dönemlerde başlayan savaş başka alanlara sıçrayıp sürüp giderse ortaya inatçı bir kişilik çıkar. Çok söylenen, herşeye karışan, ayrıntılara çok önem veren bir anne çocuğunu böyle bir yola kendisi itmiş olur. Diğer yandan kardeşler arasında da ayrım yapılması çocuğu daha da inatçı yapan nedendir.